Önceki yazımız ->                                                                                                         <- Sonraki Yazımız

Kitap Sevgisi ve Okuma Alışkanlığı

Kitap, bir veya birkaç konuya dair matbaa ile basılmış ya da el ile yazılan sayfalardan oluşan yaprakları birleştirerek meydana getirilen ciltli eserlere denir. Okuma, basılmış veya yazılmış kelimeleri, gözlerimiz ve beynimizle algılayıp kavrayarak yorumlamadır, sözcüklerden anlam çıkarmadır. Okuma daha çok zihinsel bir çalışmadır. İnsanlardan başka dünya üzerinde okuyan, okuyabilen başka bir varlık yoktur. Okuma alışkanlığı, okuma işini zevk alarak, içten bir şekilde, severek yapmaktır. Okuma alışkanlığı, okumaktan mutlu olmaktır. Okuma alışkanlığı edinen bir insan, okumaktan uzak kaldığı zamanlarda rahatsızlık duyup, eksiklik hisseder. Okuma, yararlı ve güzel bir alışkanlıktır. Okuma alışkanlığı aile ortamında iken genellikle küçük yaşlarda kazanılır.

Aile içerisinde anne ve babanın kitap okuması, çocuklar için güzel ve canlı bir örnek oluşturur. Ailede anne-babasını okurken gören çocuklarda kitaba karşı bir alaka başlar. Çocuğun seviyesine uygun, resimli ve renkli kitaplardan alıp hediye etmek ayrıca o kitapları birlikte okumak, çocukta okumaya ve kitaplara karşı muhakkak olumlu etkiler sağlayacaktır. Ailede düzenli bir şekilde, hep birlikte ve sürekli okumalar yapılarak okumaya teşvik edilmeli ve mükafatlandırılmalıdır. Kesinlikle her evde küçük de olsa bir kitaplık oluşturulmalıdır. Aile içerisinde kitap sevgisi ve okuma alışkanlığı edinememiş çocuklar okulda, öğretmenleri aracılığıyla kitap sevgisi ve okuma alışkanlığı edinebilirler. Çocuklar için ailelerinden sonra kitap sevgisini ve okuma alışkanlığını kazanmak için en esaslı yer okul, en etkili kişi de öğretmenlerdir. Evde ve okulda belirli aralıklarla kitaplarla ilgili konuşmalar yapılmalı, yeni çıkan kitaplar hakkında bilgi edinilmeli, okunan kitapların içeriği hakkında ailede, sınıfta konuşmalar yapılmalı ve görüşler alınmalıdır. Kitabın içeriği, anlattıkları üzerine konuşmalar gerçekleştirilmelidir.

Zaman zaman kitapçıların ve kütüphanelerin gezilmesi hem eğlenceli hem de yararlıdır. Sürekli olarak mağaza ve marketlere gezmek yerine ara sıra kitapçılara ve kütüphanelere gitmeleri ne güzel ve farklı olur ! Zamanın değeri, herkesçe bilinmektedir. Harcanan, geçen hiçbir an asla geri getirilemez. Mağazalarda, oyun ve eğlence salonlarında, kafelerde boşa harcanan, geri gelmeyecek zamanımızın bir kısmını da keşke kütüphanelerde geçirebilsek ! Keşke daha çok kitap okuyarak geçirebilsek ! Bir insana kazandırılabilecek en iyi alışkanlıklardan biri hiç şüphesiz kitap okuma alışkanlığıdır. En etkili ve en kolay kavrayabilme yollarından biri, okumaktır. Günümüzde gelişmişliğin ve kalkınmışlığın ilkelerinden biri, okumaktır. Herhangi bir ülkede bir yıl içerisinde ne kadar kitap basıldığı ve satıldığı bir gelişmişlik ölçütüdür. İlerlemiş ülkelerde okumak bir yaşam biçimi haline gelmiştir. Okumak, gelişmiş ülkelerde yaşayan insanlar için adeta yemek, içmek gibi yaşamın vazgeçilmezlerinden biri haline gelmiştir. Gelişmiş ülke insanları buldukları her fırsatta örneğin duraklarda, otobüslerde, parklarda, trenlerde, gemilerde, tatilde vs kitap okumayı bir alışkanlık haline getirmişlerdir. Maalesef bizler çok okuyan bir toplum değiliz; bizde okuyan az ama televizyon izleyen çok fazladır. Ailelerin kendilerine göre dizi saatleri varken, okuma saatleri olmaması bir ayıptır ve gerçekten önemli bir eksikliktir.

Bir insan neden okumaz ? Okumamanın en mühim nedenlerinden biri, ailede okuyanın olmamasıdır. Anne babanın kitap sevgisi ve okuma alışkanlığını aşılayamamış olmasıdır. Bir başka neden ise; kas gücünü, kaba kuvveti beyin gücünden üstün görmektir. Bugün hala bilginin güç olduğunu fark edemeyenler inatla okumamaktadırlar. Bir diğer neden ekonomiktir; kitap ücretlerinin fazla olduğu için okuyamadığını söyleyen bir hayli insan vardır. Bana kalırsa bu bir bahane ! Okumak isteyen insan, içinde gerçekten okuma sevgisi barındırıyorsa illa para verip kitap temin etmesine gerek yok, okuma isteği olan herhangi bir ücret vermeden de okuyabilir. Kütüphaneler bedava kitap okuma mekanlarıdır. Okumak isteyen her insan hiçbir ücret vermeden istediği kitabı alıp okuyabilir. Okumama nedenlerinden bir diğeri ise okullarımızda eğitim öğretimin yoğunluğu ve ders programlarının dolu olmasından kaynaklanır. Öğrencilerimiz ne yazık ki okumaya, araştırmaya değil  ezberciliğe odaklanmış durumdadırlar.

Devamlı sınavların olması nedeniyle öğrenciler kitap okumaya zaman bulamaz hale gelmişlerdir. Okumamak için bir başka neden ise televizyonun tek bilgi aracı olarak görülmesidir. Öğretmelerimiz her fırsatta okuyun der; hiç sebebini düşündünüz mü ? Okuma bize ne kazandırır ? Okuyan insanın söz dağarcığı zengindir, kelime hazinesi genişler. İkna gücümüzün artması, kendimizi daha iyi ve daha rahat anlatmamız kelime hazinesinin gelişmiş olmasından kaynaklanır. Kelime hazinesinin geniş, zengin olması düşünce üretimini fazlalaştırır. Böyle insanlar daha geniş, daha derin düşünürler, daha çok düşünce üretirler. Kelime hazinesi gelişmiş olan insanlar daha etkileyici ve rahat iletişim kurarlar; daha etkili konuşurlar.  Okuyan insan daha ikna edici konuşma yapar ve daha etkili olur konuşması, okuyan insan daha derin ve geniş düşünür. Düşünceyi çok üreten insanlar, çok okuyanlardır. Çağımız, kimine göre bilgi çağı kimine göre uzay çağıdır. Bu çağa, bilgi üreten ve bilgiye sahip olan insanlar yön vermektedirler.

Bilgi, güçtür; en ciddi silahtır. Bilginin kuvvetini ancak okuyan ve araştıranlar elinde bulundurur. Kitaplar, bilgi toplumunun temelidir. Bilgi hazineleri, bilgi depolarıdır kitaplar. Bilgi bugün en pahalı varlık haline gelmiştir. Bilgi, para ile alınan ve para karşılığı kullanılan bir hale gelmektedir. Bilgi ve iletişim teknolojisinden en büyük paralar kazanılmaktadır. En büyük paralar, bilgiyi üretenlerindir artık ! Büyük devletler, büyük paralar harcayarak, büyük bilgi merkezleri oluşturmaktadırlar. Günümüzde uygarlığın çok ilerlediğine şahit olmaktayız. Televizyon, radyo, bilgisayar, internet gibi iletişim ve bilgilendirme araçları çok gelişmiştir. Bu iletişim araçları her ne kadar gelişse de, yaygınlaşsa da, asla bir kitabın yerini dolduramaz ve tutamaz. Bugün dünyanın en ilerlemiş ülkelerinde kitaba, kütüphaneye olan alakanın azalmaması, hatta artması bunun bir kanıtıdır. Okumayan insan, okuyan insana göre kültür, bilgi ve görgü açısından daha geridir.

Düşünemeyen, eleştirel bakamayan, kolaylıkla ikna edilebilen yani kandırılabilen, yönlendirilen insanlar, okumayan insanlardır. Günümüzde bilgi savaşları yapılmakta; savaşlar bilgiye dayalı kazanılmaktadır. Bilgi sahibi olmayan, bilgi üretemeyen insanlar, bilgi üretenlerin kuklası, piyonu haline gelmektedirler. Okumamış olan toplumlar, gelişmemiş toplumlardır; gelişmemiş toplumlar, gelişmiş toplumlar tarafından kullanılmakta ve sömürülmektedir. Okumayan insanlar da, okuyan insanlar tarafından aynı bunun gibi, yönetilmekte ve idare edilmektedir. Dinimizde ilk emir ‘Oku’dur; ilk emri ‘Oku’ olan bir dine mensup olanlar, günümüzde maalesef okumaktan kaçınır haldedirler. Kur’an’da, ‘Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?’ diye geçmektedir. Elbette bilenler bilmeyenlerden üstündür. Kalite ve kişisel gelişimin artması okuyarak gerçekleşir.

Bilim tarihçisi Will Durant, Avrupa’ya tanıtanların Müslüman Türkler olduğunu söylemektedir. Basit düzenekli ilk matbaayı Çinliler ve Uygur Türklerinin kullandığını da tarihten öğreniyoruz. Osmanlılar ve Selçuklular okumak için mükemmel kütüphaneler kurmuşlardır. Geçmiş bir tarafa, geçmiş ile iftihar etmenin bugün bize pek yararı yoktur. Biz bugünümüze ve kendimize bakalım. Yarınlarımızın büyükleri olacak çocuklarımız ve gençlerimiz kesinlikle okumalıdırlar, çok okumalıdırlar. Böyle gelmiş, böyle gider dedikçe hiçbir şey değişmez; bir şeyleri değiştirebilecek olanlar, böyle gelmiş böyle gider diyenler değil her şeye rağmen bir şeyler yapabilenler olacaktır. Okumamak bizlere yakışmaz, insana yakışmaz. Bu duygular ve düşüncelerle okuyan, okuyabilen kişiler olmak dileğiyle ! Okuyanlardan olmanızı dilerim.

Önceki yazımız ->                                                                                                         <- Sonraki Yazımız

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir